Zamanın birinde ülkemizde esrar kullanımı iyice artmış. Bizim sevgili padişahlarımızdan birisi de (ismi lazım değil. Zaten bilmiyorum) giyinmiş sıradan elbiselerini. Halkın içine karışayım da bakayım bu esrar denilen maddeden ne anlıyorlarmış diye düşünüp dışarı çıkmış. Vezirini de yanına almış tabii.
Deniz aşırı bir yere gideceklermiş. Bi kayıkçı bulmuşlar. Bizi götürürmüsün demişler. Kayıkçı da kabul etmiş. Neyse bunlar yola çıkmışlar.
Felan filan derken kayıkçı yapıştırmış bi üçlü.
Vezir’de tam yerine düştük diye geçirmiş içinden. Aynen padişahta öyle. Padişah sormuş kayıkçıya. Ne ayaksın birader, ne içiyorsun sen öyle bakayım diye.
Kayıkçı da anlatmış. Esrar içiyorum demiş. Alacaksan al bi duman demiş. Padişahta ayağına gelen fırsatı değerlendirmiş. Almış bir duman. Bir duman daha, bir duman daha derken bizim padişahın kafası bi milyon olmuş.
Neyse bu sefer padişah kimliğini itiraf etmiş kayıkçıya. Ben padişahım. Bu esrar maddesini neden içtiğinizi anlamak için bu kılıkla çıktım dışarı demiş.
Bizim kayıkçı da vezire dönmüş.
-a.k iki duman aldı kendini padişah zannediyor demiş.
Var mı iki duman alıp kendisini padişah zanneden. Şahsen uçak zannedeni gördüm de, padişah zannedeni göremedim henüz













muhahahah padişah ha harbi güzel di
ilginç bir anektotda ben ekleyim ismi lazım olmayan bir dostumda kendini bir süre köpek sanarak evin içinde kemik aramıştı
DD
SüpeR yha
:D koptm qüLmeqten